İçeriğe geç

Karıncaların çiftleşme dönemi ne zamandır ?

Karıncaların çiftleşme dönemi ne zamandır?

Egri takipçilerine merhaba! Bu yazımız “Karıncaların çiftleşme dönemi ne zamandır” konusunu seven herkes için hazırlandı.

Kayseri’de yaz akşamlarının kokusu hep aynıdır: tozlu sıcak hava, uzaktan gelen ekmek fırını kokusu ve gecenin ilerleyen saatlerinde serinleyen rüzgâr. Ben 25 yaşındayım ve hâlâ bazı akşamlar balkona çıkıp hiçbir şey yapmadan öylece oturuyorum. O anlarda çocukluğumdan kalan küçük sahneler zihnime sızıyor. Özellikle de karıncaların gökyüzüne karıştığı o garip geceler…

İlk kez “Karıncaların çiftleşme dönemi ne zamandır?” sorusunu gerçekten ciddiye aldığım gün, hayatımda duygusal olarak çok kırılgan bir zamana denk gelmişti. Bir şeyleri kaybettiğimi hissettiğim, ama neyi kaybettiğimi tam adlandıramadığım bir dönemdi. Belki de bu yüzden o gece gördüklerim bende uzun süre silinmeyecek bir iz bıraktı.

Bir yaz akşamı, Kayseri’nin sessizliği ve beklenmedik kalabalık

O gün Temmuz’un sonlarına doğru bir akşamdı. Gün boyunca hava o kadar sıcaktı ki, asfalt bile nefes alıyormuş gibi dalgalanıyordu. Akşam olduğunda ise gökyüzü yavaş yavaş mora dönmeye başlamıştı. Evimizin balkonunda oturmuş, defterime bir şeyler karalıyordum. Yazdıklarımın çoğu yarım kalmış cümlelerdi.

Tam o sırada fark ettim.

Önce küçük bir hareketlilik… Sonra ışığa doğru yönelen ince siyah gölgeler… Ve birkaç dakika içinde balkon lambasının etrafında dönen sayısız kanatlı karınca.

O an içimde garip bir şey oldu. Hem merak hem de nedensiz bir hüzün. Sanki bir şeyler aynı anda hem başlıyor hem bitiyordu.

Sonradan öğrendiğim şey şu oldu: Karıncaların çiftleşme dönemi ne zamandır sorusunun cevabı, genellikle yaz aylarının sıcak ve nemli akşamlarıydı. Özellikle yağmurdan sonra, hava ağırlaştığında ve rüzgâr sakinleştiğinde koloniler “uçuşa” çıkıyordu. Buna doğada “nupital uçuş” deniyormuş.

Ama o gece benim için bu sadece biyolojik bir olay değildi.

Kanatlı karıncalar ve içimde büyüyen tuhaf his

Balkonun ışığına üşüşen karıncaları izlerken, içimde açıklayamadığım bir sıkışma hissettim. Çünkü o canlılar bana sadece doğayı değil, insan ilişkilerini de hatırlatıyordu.

Bazıları ışığa ulaşamadan düşüyordu. Bazıları dönüp duruyor ama hiçbir yere konamıyordu. Ve çok azı gerçekten yükseğe çıkıp kayboluyordu.

O an defterimi kapattım. Yazmak bile anlamsız gelmişti.

Kendi hayatımda da benzer bir dönemden geçiyordum. Birine çok yaklaşmış ama tam olarak tutunamamıştım. İçimde sürekli bir “olacak gibi ama olmuyor” hissi vardı. Karıncaların o plansız gibi görünen ama aslında çok net bir döngüye sahip uçuşu, bana garip bir şekilde kendi duygularımı hatırlattı.

Karıncaların çiftleşme dönemi ne zamandır ve neden hep aynı geceler?

Ertesi gün merakım dayanılmaz hale geldi. Araştırdım. Öğrendim ki bu olay rastgele değilmiş. Koloniler, yılın belirli dönemlerinde aynı anda üreme kararı alıyormuş. Genellikle sıcaklığın belirli bir eşiği aştığı, nemin yükseldiği ve rüzgârın sakinleştiği yaz akşamları…

Bu koşullar birleştiğinde, binlerce hatta milyonlarca kanatlı karınca aynı anda gökyüzüne yükseliyormuş.

Aslında “Karıncaların çiftleşme dönemi ne zamandır?” sorusu, tek bir tarih değil; doğru koşulların oluştuğu kısa zaman penceresiymiş.

Bu bilgi beni şaşırttı ama asıl etkileyen şey bilimsel açıklama değildi. Asıl etkileyen, doğanın bu kadar organize ama aynı zamanda bu kadar kırılgan olmasıydı.

Çocukluk hatırası: apartman bahçesinde bir yaz gecesi

Bu olayı düşündükçe aklıma çocukluğum geliyor. Kayseri’de eski apartmanımızın bahçesinde oynadığımız yaz akşamları…

O zamanlar bu uçuşları hiç anlamazdım. Sadece “ışığa gelen böcekler” sanırdım. Mahalledeki çocuklar olarak onları kovalar, bazen de korkup içeri kaçardık.

Ama bir gece babam beni durdurmuştu. “Bak,” demişti, “bunlar yeni bir hayat kurmaya gidiyor.”

O cümleyi o zaman tam anlamamıştım. Ama yıllar sonra o sahne defalarca aklıma geldi.

Şimdi düşünüyorum da, belki de hayatımda ilk kez “başlamak” ile “ayrılmak” arasındaki ince çizgiyi o gece öğrenmiştim.

Yalnızlık hissi ve kanatlı karıncaların tuhaf yakınlığı

O yaz gecesi balkonda otururken hissettiğim şey biraz da yalnızlıktı. Ama garip bir şekilde bu yalnızlık kötü değildi. Daha çok kabullenilmiş bir sessizlik gibiydi.

Kanatlı karıncalar ışık etrafında dönerken, ben defterime hiçbir şey yazamıyordum. Çünkü içimdeki duygular kelime olmaktan çıkmıştı.

Bir ara düşündüm: “Acaba onlar da korkuyor mu?”

Bu soru saçma gibi geldi ama o an çok gerçekti. Çünkü gökyüzüne yükselen o küçük canlılar bana cesareti hatırlattı. Bilmedikleri bir dünyaya gidiyorlardı. Geri dönüp dönmeyeceklerini bilmeden.

Ve ben hayatımda ilk kez bazı şeylerin kontrol edilemeyeceğini o gece kabul ettim.

Karıncaların çiftleşme dönemi ne zamandır ve neden hep bir “gece” hissi taşır?

Sonradan öğrendiğim bir başka detay da şuydu: Bu uçuşlar genellikle gün batımına yakın başlıyor ve kısa sürüyordu. Çünkü hava koşulları çok hızlı değişirse tüm süreç bozulabiliyordu.

Yani doğa, çok kısa bir zaman aralığında büyük bir risk alıyordu.

Bu bana hayatın bazı kararlarını hatırlattı. İnsan da bazen sadece birkaç doğru anı yakalayarak büyük değişimler yapabiliyor. Ama o anlar kaçarsa, her şey erteleniyor.

O yüzden “Karıncaların çiftleşme dönemi ne zamandır?” sorusu aslında sadece bir zaman sorusu değil, bir fırsat sorusu gibi gelmeye başladı bana.

Bir ayrılık sonrası gece ve karıncaların anlamı

Aylar sonra benzer bir geceyi farklı bir ruh halinde yaşadım. O dönem bir ilişkiden yeni çıkmıştım. Her şey çok ani bitmişti. Açık konuşmak gerekirse, içimde ciddi bir hayal kırıklığı vardı.

Yine balkona çıktım.

Yine sıcak bir yaz akşamıydı.

Ama bu sefer gökyüzünde karınca yoktu.

O boşluğu görünce tuhaf bir şekilde daha çok etkilendim. Çünkü yokluk da bir şey anlatıyordu.

O an şunu düşündüm: Bazı döngüler her yıl olmaz. Bazı fırsatlar sadece bir kez gelir. Tıpkı o kanatlı karıncaların doğru geceyi beklemesi gibi.

Ve o geceler kaçtığında geriye sadece sessizlik kalır.

Doğanın döngüsü, insanın döngüsü

Zamanla fark ettim ki karıncaların hikâyesi aslında bizim hikâyemizden çok da uzak değil.

Onlar da bekliyor.

Onlar da doğru anı kolluyor.

Onlar da risk alıyor.

Ve en önemlisi, onlar da kaybolmayı göze alıyor.

“Karıncaların çiftleşme dönemi ne zamandır?” sorusunun cevabı bana artık sadece yaz aylarını anlatmıyor. Aynı zamanda hayatın kırılgan zamanlarını da anlatıyor.

Çünkü bazı anlar vardır; ya uçarsın ya da olduğun yerde kalırsın.

Son kalan düşünce

Tavsiye Ettiğimiz İçerik: Karıncalar yuvasını nasıl bulur ?

Şimdi Kayseri’de yine bir yaz akşamı. Balkonda oturuyorum. Defterim açık ama yazmıyorum.

Gökyüzüne bakıyorum.

Belki bu gece yine o uçuşlardan biri olur diye düşünüyorum.

Ve içimden sessizce şunu geçiriyorum:

Bazı şeyler sadece doğru zamanda olur. Ve o zamanı kaçırdığında, geriye sadece hatıralar kalır.

Tavsiye Ettiğimiz İçerik: Karıncaların organları var mıdır ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

https://tepkihaber.com https://channelistanbul.com.tr https://tarihyaziyor.com.tr knight online nttgame Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet